1960 Paşabahçe-İstanbul doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi tamamladıktan sonra, Paşabahçe'nin cam ustalarından babam Necmettin Eneş'in yanında sıcak cam sanatının ayrıntılarını öğrendim ve camcılık mesleğini uzun seneler icra ettim.
1994 yılında Türk Kültürüne Hizmet Vakfı-Caferağa Medresesi'nde Av.Tülay Taslacıoğlu'ndan 2 yıl süre ile Ebru dersleri alarak, ebru sanatının inceliklerini öğrendim. Aynı süreç içerisinde evime kurduğum atölyemde Mayıs-1998'e kadar çalışmalarımı sürdürdüm.
Aynı yıl Küçükayasofya'daki Hüseyinağa Medresesi Hoca Ahmet Yesevi Vakfı'nda atölye çalışmalarıma başladım. 22 Nisan 2002 tarihinde Suriçi'nde yüzyıl sonra ilk defa galeri-atölye açarak, çalışmalarımı sürdürüyorum.
Menekşe Ebruevi'nin açıldığı gün gelen misafirlerden yaşlıca bir beyefendi, beğenilerini belirterek tekrar dostları ve hediyesi ile ziyarete gelmek istediğini iletti. Hemen ertesi gün 23 Nisan'da "Bugün Bayram" diyerek atolyemin ilk bayrağını hediye etti.
Bu özel misafir merhum Mustafa Diken (Camcı Hoca), sohbet sırasında yaptığım eserleri incelerken güllerim hakkındaki düşüncesini "Ben çok ebru, çok çiçek, çokda ebruda gül gördüm, ama seninkilerin bir kokusu eksik" şeklinde beğenisini ifade etti ve "Ben bundan sonra sana gül baba diyeceğim" şekilde noktayı koydu...
Gazeteci şair Ekrem Kaftan, 12 Eylül 2000 tarihli Türkiye gazetesi'ne röportaj yaptığı zaman, basıma geçmeden önce Camcı Hoca ile yaptığı sohbet esnasında benimle geçen sohbetini tekrarlayıp "O, ebrunun Gül Babası" diyerek makalenin başlığını da koymuş oldu.
Gül Baba lakabı ile hitap edende, hitap ettirenden de Allah razı olsun; Değerli Merhum Camcı Hoca'mıza Allah rahmet eylesin.